Header Ads

Üzerindeki en güçlü programlamayı kırmaya cesaretin var mı? Yok mu?

Merhaba Misafir



 Dünyamızı ne kadar tanıyoruz ?




Kendi bulduğumuz bir takvime göre 2017 yılındayız , güneşimiz ve dünya tahminlere göre yaklaşık olarak 4 milyar 500 milyon yıl olarak aynı yaştalar. Samanyolu'nun merkezi Güneş'ten yaklaşık 25-28 bin ışık yılı uzaklıkta. Yörünge hızıysa saniyede 220 kilometre. İşte bu bilgiler göz önüne alınarak yapılan hesaplamalar, Güneş'in Samanyolu'na göre olan yörüngesi içinde, Güneş benzeri yıldızların sayısının 100 milyar civarında olduğunu gösteriyor. Evrende kaç adet galaksi var sorusunun kesin bir cevabı bulunmamakla beraber, bilim insanları genellikle 300 ila 500 milyar arasında rakam belirtmektedirler. Ancak bu rakamları belirten bilim adamları tahminlerini Samanyolu gibi büyük sayılabilecek galaksiler üzerinden yapmaktadır. Fosil kayıtlarına göre anatomik olarak çağdaş insan tanımına uyan en eski fosiller 195.000 yıl öncesine aittir ve Afrika'da bulunmuşlardır. Çağdaş tipte Homo sapiens altürünün ilk ırkı olan Cro-Magnon insanı ise zamanımızdan 50 bin yıl önce ortaya çıkmıştır. Kabaca Dünyada insanlık 30-40 bin yıldır beraber yaşıyor , evrim teorisine göre balıkların karaya çıkanlarından geldik , soyumuza benzeyenleri öldürdük geriye biz kaldık. On binlerce yıldır savaşıyor ve dinsiz donsuz yaratıklardık son 2-3 bin yıldır baya baya okur yazar olduk , son yüzyılda dahi olduk şu an en mükemmel varlık biziz. İnternet kullanıyor ampulle karada ve denizde ışık kullanabiliyor , uzaya ve istediğimiz her yere gidebiliyoruz.



Buraya kadar okunanları hiç sorguladık mı ? Tabikide hayır , çünkü budur bize böyle öğretildi üzerinde bir daha düşünmeye gerek yok zaten bilim insanları yeterince düşünüyorlar değil mi ? Tabi eğer yanlış şeritte seyahat ediyorsanız asla kendinizi sorgulamazsınız , ta ki karşıdan bir değil birkaç araç üst üste gelene kadar , o zaman ‘bu nasıl olabilir ‘ sorusu gündeme gelir.



Daha gerçek tarihten bile tam emin değilken , hep kazananların yazdıklarını ezberlerken çok da iddalı konuşmuşuz , konuşanlar da bilim insanları 40-50 bilemedin 70-80 yaşında . Son birkaç yüz yıla ait belgeler üzerinde fikir tartışmaları yapıyoruz. Dünya hayatına yaşına bakıldığında ortalama 5.000 sene yaşayan dev sekoya ağaçlarının bize neyi bildiğimiz konusunda gülebildiğini duyuyor gibiyim.




Belki de ‘müsbet bilim’ adı altında bize öğretilen sadece bilmemiz gereken kadar bir kırıntıdır . Bilgi güçtür ve elbette herkese sunulması engellenmiş olabilir , belki insanlığın namına güvenlik sebebi ile belki sadece belli bir grubun elinde bulunmasını doğru gördükleri için , kim bilir …




Dünyamız şekil olarak günümüz bilim insanlarına göre yuvarlak , pardon kutuplardan biraz basık , hatta daha sonralardan bize anlatıldığı gibi armut şeklinde bir gezegende yaşıyoruz diye biliyoruz. Peki bunu ilgili hiç sorguladık mı ? Hayır .Daha doğrusu son bir asırda bize zorla dikte edilen bilgileri hiç sorguladık mı ? Hayır. Sağlık sektöründen eğitim sektörüne kadar insanların yararına gibi görünen ancak şirketlerin büyümesine , insanların özgürlük adı altında köleleşmelerine sebep olan bu çalışmalar bize bilimin , şirketlerin ve piyasaların özellikle maniple edilmelerinin hiç de tarafsız yapılmadığını , gayet planlı organizasyonlu bir şekilde yapıldığını gösteriyor. Demek ki bir grup tarafından yönetiliyoruz ama çoğunlukla farkında değiliz ve hatta kendimizi özgür zannedip mutlu bile olabiliyoruz.




Peki DÜNYA nedir , UZAY nedir , GALAKSİLER ve GÜNEŞ SİSTEMİMİZ nedir , bunlar üzerinde konuşalım.




Henüz Dünyamızdan dışarı çıkmadık , en azından biz çıkmadık , peki çıkan diğer şirketler kim NASA , ESA vs. bunların gönderikleri fotoğraf ve videolar üzerinden Dünyamızın diğer gezenlerin ve güneş sistemlerinin üzerinde konuşuyoruz. Peki sadece dünyamız ile ilgili çekilen fotoğraf ve videolar varken diğer gezegen ve yıldızlar ile ilgili çekilenler gerçek mi ? Konunun uzmanlarına danıştığımızda bunların photoshop ve 3dmax gibi görsel yazılımlarla hazırlanan kurgular olduğunu ve bazılarının da kontrollü ortamlarda özel çekimler yapılarak sanki güneş sistemin bir fotoğrafı diye insanlara sunulduğunu da söylüyorlar. Hatta söylemekle de kalmayıp aynı bunlar gibi bir mermer üzerinde yakın çekim uygulayarak yapılan pozlama ile galaksi fotoğrafı paylaşıldı , insanlar bunu coşkuyla karşıladılar , sonra yayınlayan bunun sebebini de açıkladı ‘ bu şekilde kandırılıyoruz’ .




Peki NASA , ESA ve diğer şirketler uzaya çıkmıyorlarsa bizi neden kandırıyorlar ? Bu konuda tek söyleyebileceğim onların devletlerinden yani halklarından dolayısı ile dünyadan aldıkları bütçeye bir bakın , birçok ülkenin bütçesinin çok çok üstünde. Bir diğer sebebi de az önce anlattığım gibi bilgi güçtür ve güç belli bir sınıfta kalmak üzere tekelleştirilmiştir.




Bu konu hakkında bir tabu oluşturulmuş ve biri ‘sözde bilim insanlarından başka’ bu konuda bildiklerini söyler veya konuşursa , herkes tarafından ya gülerek karşılanmaya proğramlanmış veya nefretle bakılmaya proğramlanmış. Yani ne vezirler ve piyonlar kimse tarafsız değil , ama farkında da değiller.


Zamanında DİN adamlarının TANRI sizden para istiyor , cennetten yer satıyoruz diye yapılan ‘parayı geri toplama şarlatanlığı’ maalesef bazı firmalar tarafından yine yapılıyor. Orta çağ döneminde ruhban sınıfı nasıl sorgulanamıyorduysa bugün bu kurumlar da sorgulanamıyor.




Ne kadar özgür olduğunuzu düşünüyorsunuz bilmiyorum , ama bu konuda söyleyebileceğim sadece şudur : Kimi sorgulayamıyorsanız emin olun patron odur ve onun tarafından yönetilmektesinizdir.


Dünya evet eşit bir yer değil , doğuyor , fakir oluyor , zengin oluyor , görüyor , göremiyor , engelsiz veya engelli kalıyor ve sonuçta ölüyoruz. Kendi içinde bir mekanizması var. Bize öğretildiği kadar taş toprak da değil , sanki hepsi birbirine bağlarla temas halinde , bir çiçeği koparsanız bir rüzgar esiyor , bir ağaç sallanıyor , belki bir kurt uluyor . Biz insanoğlu olarak doğadan koptuk ve uyumsuz bir kanser hücresi gibi aşırı kontrolsüz çoğalmaya başladık. Sadece doğal kaynakları kullanarak değil , kendi doğal kaynaklarımızı hızlı üreterek yeniden yapılandırıyoruz. Ekosistemi bozuyoruz. ‘Daha fazlasını iste’ reklamları ile bu iş bizlerin beyinlerine kazınıyor adeta. Size en azla yetinin demiyoruz ancak İnsan diğer yaşayan varlıklar gibi uyumlu olmayı tekrar hatırlamak zorundadır. Önümüzdeki 40 sene içerisinde ne yiyecek doğal balık , ne yiyecek doğal tavuk kalmayacağı şimdiden söylenmektedir. İnsanoğlu hemen 30-40 sene sonra açlık oyunları imtahanına gireceğini tahmin ediyoruz. Ama bu da planın bir parçası , biz sadeceseyrediyor , kendimizin başına geldiği gibi o kıyamadığımız çocuklarımızın da bu kümeste kesilmeyi bekleyen tavuklar gibi yaşamasına müsaade ediyoruz. Kader mi , değil , insanlığın en zayıf yönü düşünmeden inanmak , korkmak ve köleliğe karşı olan saygı itaat uyumluluğu.




Peki sahiden bu oyunu bu hale nasıl getirdik , öyle ya dün değil biz en az 30-40.000 senedir yaşıyoruz , ne oldu da ekonomik sistemler , çoğalmalar , aşırı aç ve aşırı tok obez insanlar arttı. Biz ne zaman ve nasıl bu hale geldik. Nereye doğru gitmekteyiz. 5 sene sonra ne ile karşılaşacağız , 10 sene sonra nelere gülüp nelere ağlayacağız , neleri önemsemeyeceğiz ? Peki ya 100 sene sonra insanlar , peki 500 sene sonra ? Sizilerin çocukları , torunları , onların çocukları , sizin DNA larınız…




Bundan sonra okuyacaklarınız için şimdiden uyarmak isterim , sizi rahatsız edebilir , sarsabilir , güveniniz kırılabilir , kızdırabilir , şu an bu yazıyı terk edebilişiniz , çünkü sizi uyandıracak , Tarihin en derinlerine gideceğiz . Belki bizim için uzak mesafe ,dünya tarihi için çok yakın olmakla birlikte derin bir kuyuya ineceğiz . Işık oradan aydınlatmaya başlayacak , yolumuzu göreceğiz , bu noktaya nasıl geldiğimizi ve kimler tarafından ne amaçla bunun planlandığını hep beraber izleyelim.



Doslarım , Dünya tarihinin karşılaştığı en büyük yalan ve çocukluk yaşlarda erken saatlerde okul sıralarından itibaren başlayan NLP ler ile toplu hipnoz ile karşı karşıyayız , karşımızda duran kıral çıplak , basbaya çıplak ama biz onu kıyafetli sanıyoruz , biz gördüğümüzü bile algılayamıyor , yorumlayamıyor bir konuma getirilmişiz.




Yavaş yavaş bilgileri sunacağız , bu esnada bize öğretilenler ile karşılaştıracağız. Öncelikle müsbet bilim öğretileri ile başlayacağız ki ileride geri dönüp bu sayfaları bir daha okumanızı ve sorgulayabilmenizi istiyoruz.




ÖĞRENMEK İÇİN ÖNCELİKLE BİLDİĞİNİZ HERŞEYİ UNUTMAK ZORUNDASINIZ


Çünkü öğretilenlerle yargılarsan hep taraflı bakacaksın , bu ise seni şu an olduğun noktadan farklı bir yere taşımayacak , yani bir fayda sağlamayacak. Bu tarafsızlığı korkmadan kabulleniyorsan devam et , ben rahatım diyorsan gerçekle yüzlemeden yaşa ve öl. Bin yıl köle gibi yaşamaktansa bir saat bile olsa özgür bir ruh ile yaşamayı tercih ederim diyenlerdensen ,


Hayatında bildiğin doğruların hepsini bir kenara at ve sadece izle , bakalım nereye gideceğiz


Keyifli yolculuklar misafir …