Header Ads


Düz Dünya Gerçeği eser miktarda uyanmış, sorgulayabilen, cesur ve özgür beyinler içindir. Bu sarsıcı gerçeği herkes gibi önce reddedip alay edeceksiniz. Olur da tüm yargıları bir kenara bırakıp sabırla ve sakince incelerseniz doğuştan kazanılmış bu zeki programlamayı kırabilir ve gerçekleri içeri alabilirsiniz.
Üzerindeki en güçlü programlamayı kırmaya cesaretin var mı? Yok mu?

Küre Dünya'nın Arkasında Kimler Var? Amaç Nedir?


Tüm Dünya ve insanlık aleminin elitler tarafından uyutulup uyuşturulduğu, Hak’la samanın birbirine karıştırıldığı, gerçeklerin gizli tutulduğu, kalplerin programlandığı, beyinlerin kontrol altına alındığı böyle bir zamanda insanları uyandırmak, akıllı bir birey haline getirmek çok zor biliyoruz; fakat tamda bu noktada bu sitenin bir farkı var diyoruz sizlere.. 

Düşünen insanlar topluluğunun gezindikleri bu dünyada birgün bizleri bulacaklarını iyi biliyoruz. Elimizden geldiği kadar bize ulaşan herkese bu bilgileri, bu gerçekleri ulaştırmaya çalışacağız. Ve sizlerde bu gerçekler üzerinde düşüneceksiniz.. ‘’Gel, Ne Olursa ol Gel’’ de vurgulanan ana temayı prestij ediniyor, öyleyse hep birlikte düşünmeye devam edelim diyoruz. 

Yaşamın boyunca sana öğretilenleri bir kenara bırak ve burada yazılanları saf , düşünsel ve temiz bir algı ile oku. Çünkü bu siteden edindiğin bilgilerden sonra bugüne dek öğrendiklerinin senin için huzursuz edici bir aldatmaca olmasının dışında artık pek bir anlamı kalmayacak.


Son zamanlarda facebook, youtube, blogspot gibi birçok kanal vasıtasıyla karşılaştığın, merakla izlediğin, dinlediğin veya okuduğun birçok Düz Dünya paylaşımına maruz kalmaktasın. Sert bir ivme alarak yükselen Düz Dünya konusu 2014 yılı itibariyle tartışma platformlarının ilk sıralarında yer alan bir konu haline geldi. Bütün sosyal medya sayfaları artık bu konuya odaklanmış durumda.

Önce kendini daha sonra ilk fırsat da sana inanacak,seni garipsemeyecek samimi arkadaşlarına koşuyor, sonra ailen ve çevren ile bu ürpertici gerçeği paylaşmak istiyor olabilirsin. Biliyoruz; Birçoğunuza Düz Dünya konusu çok uçuk bir savmış gibi geliyor öyle değil mi.? Nasıl bir travma ile karşı karşıya kaldığınızın farkındayız. İtiraf etmeliyiz ki Düz Dünya'ya karşı çıkan bireylerin hemen hepsine ilk etap da anlayış gösteriyor olmamız önceliğimizdir. Maalesef eğitim sıralarında almış olduğumuz eğitimden tutun da televizyon başında denk geldiğimiz herhangi bir belgeselde, yada vazgeçilmezimiz haline gelmiş Hoolywood filmlerinde, bilimsel tartışma platformlarında vb durumlarda sürekli beynimize yerleştirilmeye çalışılan KÜRE VİRÜSÜ ile algılarımız formatlanarak bir süre sonra vazgeçilmezimiz olan bir tabu haline gelmiştir.

Ama endişelenmeyin. Aksi iddia edilemez bir tabuymuş gibi görülen 30 yıllık Küresel bilgileriniz birkaç günlük detaylı araştırma ve gözlemler sonucunda tamamen hafızanızdan kolaylıkla silinebiliyor olması işimizin en heyecan verici tarafı aslında. Karakteristik özelliğiniz, coğrafi konumunuz, toplumsal ve kültürel yaşamınız gibi birçok durumun buna çoğu zaman yardımı olsa da sıralamanın ilkini şüphesiz DÜZ DÜNYA 'ya göre formatlanarak yaratılmış 2 boyutlu bedenlerimiz alıyor. ARZ denilen bu yaşam alanı için yaratılmış biyolojik bedenlerimiz muazzam bilgiler potansiyeline sahip. Nitekim henüz Dünya 'ya yeni gözlerini açmış bir bebeğin ağlaması kadar önemli bir davranış sergilemesi sonrası titizlik ile araştırılan insan, Yaratıcının tasarım tezahürü altında fiziki ve psikolojik olarak kontrollü şekilde yaşadığının gerçeği artık günümüzde aksi iddia edilemez bilimsel bir konu haline gelmiştir.

Henüz tartışılan bir konu olan Düz Dünya gerçeğini bazı ünlü isimlerce destekleniyor olmasıyla beraber ciddi anlamda destekçi toplamamız işimizin en eğlenceli tarafı oldu.. Reklam niteliği taşıyacak bir örnek ile birlikte ünlü bir basketbolcu olan Shaquille O'Neal 'ın düşünmenizi sağlayacak bir açıklamasına yer vermek istiyorum.


"İnsanları okuduklarını, dinlediklerini ve izlediklerini kontrol altına alarak onları olmayan bir şeye inandırabilirsiniz. Bizim de yaşadığımız budur. Dünya düzdür. Ancak bize sürekli dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyerek bir yalana inanmamızı sağlıyorlar. Florida’dan California’ya araba ile seyahat ettim. Hiçbir zaman 360 derece açıyla aşağıya ya da yukarıya doğru çıkmadım. Florida’dan New York’a araba sürdüğümde düz, New York’tan Seattle’a düz, Seattle’dan aşağıya Los Angeles’a indiğimde düz, Los Angeles’tan tekrar Florida’ya geri sürdüğümde yine düz… Yani kare… Yer çekimi de yoktur. Eğer yerçekimi olsaydı Atlanta’daki o kadar yüksek binalar nasıl ayakta kalabilirdi. Yani Çin’in bizim altımızda olduğunu mu söylüyorsunuz. Bu doğru değil. İnsanoğlu atmosfer dışına da çıkmamıştır. Uzaydan çekildiği söylenen fotoğraflar da kurmacadan ibaret…”
Uzaydan çekilen sözde binlerce fotoğrafa ve yüzlerce yıldır yapılan sayısız bilimsel teorilere rağmen Düz Dünya safında yer alanların sayısının her gün biraz daha artıyor olması bizim için heyecan verici.. 2015 yılı istatistiklerine göre 12bin li rakamlarda belirlenen inanan sayısının aradan geçen 1 yıllık süre zarfında 120bin kadar olması ve hergün katlanarak artması aslında fıtrat gereği gerçek olana muhtaçlığımızın en belirgin kanıtı olabilir.





Öyle ki ABD'de geçtiğimiz aylarda tatlı bir heyecan yaşayan ve Dünya'nın düz olduğunu kanıtlamak için roket yaptığını iddia eden bir kişinin olduğunu da basın aracılığıyla öğrenebiliyoruz.


Fakat hükümet yetkilileri olası bir riske karşı bu girişimi durdurmuş olması bizi hiç şaşırtmayan bir durumdu.. Yine yakın zamanda ABD'de Düz Dünya Teorisi'ne inananlar konferansının yapıldığını eklemek de fayda var.. Konferans da NASA'nın bizlere yalan söylediğini , fotoshop'lu resimler ile tüm engellemelere rağmen insanların kandırıldığını öne süren açıklamaların yapılması ne kadar ciddi olduğumuzun başka bir kanıtıdır.. Hazır Konferanstan bahsetmişken sunumcuların ve gerçekleri korkmadan anlatan tüm Düzcülerin iddialarını doğruluyor ve onların destekçisi olduğumuzu belirtmek istiyoruz.. Hepinize Türkiye'den selam gönderiyoruz.




Nasa ve benzeri teorik kurumlarda çalışıyor olsun yada olmasın , Heraklit 'den, Aristarchus 'dan tutun da Pisagor, Galileo, Newton'a kadar ne sayıda elitlere hizmet eden bilim adamı var ise bunların yapmış oldukları tüm matematiksel çalışmaların, kafa karıştırıcı çizimlerin, anlamı olmayan göz yorucu formüllerin ve akıl almaz söylemlerin; Nasa'nın bilgisayar ortamında hazırlamış olduğu resimler ve videolar, vebunun gibi sıralayabileceğimiz birçok şeyin aslında bize göre de hiçbir gerçekçi dayanağı bulunmuyor..






Özellikle Ay ve Mars yüzeyinde çektiklerini iddia ettikleri görsellerin tamamının dünyada bir yerlerde çekildiği ve bu çalışmaların bilgisayar ortamlarından geçirilirek yayınlandığını; hatta Kanada ve coğrafi yapıları çalışmalarına müsait olan bazı yerlerde Mars çekimlerinin de yapıldığını gayet iyi bilmekteyiz..



Aslına bakarsanız NASA ve diğer tüm uzay araştırma kurumlarının taşeron veya devlet farketmeksizin elitlerin kontrolü altında olduğunu gayet net bir dille söyleyebiliriz. Buna ek olarak Düz Dünya haritamız yine üst düzey önemli bir legal kurum olan BM tarafından logo olarak da kullanılmaktadır.. Politikadan anlayan herkes için söyleyebiliriz ki; en önemli dayanaklarımızdan birisi de budur.. Kısa bir bilgi geçersek Birleşmiş Milletler 24 Ekim 1945 yılında kurulmuştur. Dünya barışını korumak ve uluslar arasında ekonomik ve toplumsal bir işbirliği oluşturmak için kurulan bir örgüttür.(!)

Görmüş olduğunuz bu logo birleşik devletler jeoloji araştırma biriminin de kullandığı bir logodur. Standart haritalarda ve Küre dünya da açık şekilde Amerika, Avrupa ve Grönland gibi bazı kıtaların büyük çizilmesi gibi bir hatanın yapılması bir yana, Rusya veya politik sorunların yaşandığı bazı devletlerin bulunduğu alanlar sürekli küçük gösterilerek çiziliyor.. Fakat düz dünya haritasında Amerika-Avrupa gibi kıtalar bilinenin aksine daha küçüktür. Gerçekte de bu böyledir. Aslında jeografik-politik bir algı operasyonudur.

(Nasa'nın kıtalarının sürekli değiştiği Küre Dünya'sı)


Hadi Nasa ile ilgili söylemlerimize örnek oluşturacak bir konuya yüzeysel değinelim.. Nasa'nın 1986 yılında kalkışından 1 dakika 13 saniye sonra havada infilak eden uzay aracı Challenger Uzay Mekiği kazasına kısa bir göz atalım.


Fotoğraflanan bu trajikomik kazada astronotların feci şekilde can verdikleri bilgisi kayıtlara geçmiştir.. Bu kaza da hayatlarını kaybettiği açıklanan astronotlardan ikisini tanıyalım.



Mekik Kumandanı ''Richard SCOOBE''


Mekik Pilotu ''Michael J.SMİTH''

Bu kişiler resimlerden anladığımız kadarıyla hala yaşamaktalar. Bu olay Nasa'nın küresel teknoloji potansiyelini geliştirebilmek için kurgulanan bir kaza veya göz boyamaktan ibaret bir stratejiydi belki de. Peki bu kadar endişe verici senaryolar yazıp neden milyon dolarlık trajediler yaratılmak isteniyor? ( Edit: 11 eylül ikiz kuleler saldırısı). Muhtemel bir sebebi olmalıydı, ki gizem aslında Antarktika buzullarında saklıydı. Bu yüzdendir ki Nasa'nın kurulmasından 3 yıl sonra Apollo Projesinin başlatılma nedeninin gayet iyi bilinmesi gerekir.

İşte tam da bu nokta da bir dizi gerçekleşen kronolojik gizemli araştırmalar süreci bizlere göz kırpıyor.