Header Ads


Düz Dünya Gerçeği eser miktarda uyanmış, sorgulayabilen, cesur ve özgür beyinler içindir. Bu sarsıcı gerçeği herkes gibi önce reddedip alay edeceksiniz. Olur da tüm yargıları bir kenara bırakıp sabırla ve sakince incelerseniz doğuştan kazanılmış bu zeki programlamayı kırabilir ve gerçekleri içeri alabilirsiniz.
Üzerindeki en güçlü programlamayı kırmaya cesaretin var mı? Yok mu?

(E)instein=(M)indx(C2)ontrol ve Nikola Tesla








Özel Görelilik Kuramı ya da İzafiyet teorisi, Albert Einstein tarafından 1905'te Annalen der Physik dergisinde, "Hareketli cisimlerin elektrodinamiği üzerine" adlı 2. makalesinde açıklanan ve ardından 5. makalesi "Bir cismin atıllığı enerji içeriği ile bağlantılı olabilir mi?" başlıklı makaleyle pekiştirilen fizik kuramıdır. Kurama göre, bütün var­lıklar ve varlığın fizikî olayları izafidir. Zaman, mekan, hareket, birbirlerinden bağımsız değildirler. Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafî olaylardır. Cisim zamanla, zaman cisimle, mekan hare­ketle, hareket mekanla ve dolayısıyla hepsi birbiriyle bağımlıdır. Bunlardan hiçbiri müstakil değildir.




Einstein'in Özel Görelilik Kuramı!(İzafiyet Teorisi)

Bir çoğunuz duymuşsunuzdur meşhur izafiyet teorisini.Ama birçoğumuzda tam olarak ne olduğunu bilmeyiz...

Özetle ve en anlaşılabilir bir dille anlatmaya çalışacağım...Öncelikle bilim kitaplarında %99 oranında ispatlanmış bir teori olduğunu unutmayın.

Einstein 1915 yılında newtonun zaman her yerde aynıdır teorisine karşılık özel görelilik kuramını gelliştirmiştir.

Bu teori özetle şunu anlatmaktadır.Işık hızı saniyede yaklaşık 300,000 km dir.vede herkese göre bu noktaya dikkat)

Bunu şöyle açıklayabiliriz; 150 km hızla giden bir arabada olduğunuzu düşünün.Eğer yanınızdan 100 km hızla bir araba geçiyorsa siz onu 100 ile değil 50 km ile gidiyormuş gibi görürsünüz.Eğer o arabada 150 km ile gidiyor ise arabanın hiç gitmediğini durduğunu görürsünüz...İşte tam bu noktada ZAMANIN GÖRELİLİĞİ kuramı ortaya çıkıyor.Buna göre siz arabanın içindeyken arabaya göre dışardaki bir insan ise dışarıya göre zamanı yorumluyor.

Buraya kadar her şey normal...Peki ilginç olan kısım ne ???

Evet işin ilginç ve teorinin ortaya çıkmasına sebep olan şey ışık hızı.Yine aynı örneği vermek gerekirse ;

Eğer siz 100 km değilde ışık hızına yakın bir hızda giden , söz gelimi 290,000 km hızla giden bir uzay aracındasınız...Ve sizin yanınızdan da bir ışık ışını geçiyor.Normal olarak sizin ışığı (ışık hızı=300,000 km) 300,000 - 290,000 = 10,000 km hızla geçiyrmuş gibi görmeniz gerekir...Y ada 299,999 km hızla gittiğinizi düşünün ışığın yanınızdan geçerken adeta duruyormuş gibi görmeniz gerekir.

Fakat böyle olmuyor ve ışık ne olursa OLSUN sizden yine sabit 300,000 km hızla uzaklaşıyor...YANİ IŞIĞIN PEŞİNDEN NE KADAR HIZLI KOŞARSAN KOŞ IŞIK YİNE DE SENDEN AYNI HIZLA UZAKLAŞIYOR...İşte bu noktada Albert Einstein böyle bir şeyin olabilmesini ancak bir şekilde açıklanabileceğini söylüyor.EĞER HAREKET EDEN ARABADA Kİ ( UZAY ARACINDAKİ) SAATLER DAHA YAVAŞ İLERLERSE IŞIĞIN BİZİ HER ŞEKİLDE 300,000 km ile geçmesi mümkün !!!

YANİ HAREKET EDEN CİSİMLERDE ZAMAN DAHA AZ YAVAŞLAR...Daha açık bir tabirle daha az yaşlanırız.

BU kuram yapılan bir çok deneyle ıspatlanmıştır.Zaten bu yüzden %99 oranında ıspatlandığı yazılır.Öyle ki ; Aynı noktada bir kulede ,kulenin altına ve kulenin üstüne iki tane atom saati yerleştirilmiştir.(Kulenin üstünde hız daha fazladır çizgizel hızdan dolayı) Bir müüddet sonra saatlerinin ikisinide aynı anda bakıldığında yukardaki yani daha hızlı hareket eden saatin birazcık geride olduğu saptanmıştır...

Zamandaki yavaşlama sabit hızla düzgün doğrusal hızla hareket eden cisimler için geçerlidir.Ayrıca bu çok ufak bir yavaşlamadır.Öyleki IŞIK HIZININ İKİ KATI HIZDA 1 sene boyunca hiç durmadan ilerlerseniz saat sadece saniyenin onbinde biri kadar geri kalıyor( aMA sonuçta geri kalıyor)

Peki ya gün geldiğinde insanlar ışık hızında ya da ışık hızına yakın hızlarda seyahat edebileceklerinde ne olacak?

Not= Einsteine göre bu imkansızdır.e=mc2 formülüne göre hareket eden cisimler enerji kazanır ve kütlesi artar.Işık hızına erişmek içinse sonsuz bir kütle gerekir ki bu imkansızdır...

AMA ; diyelim ki gelişen teknoloji ile kademeli olarak değil de bir anlık ışık hızına erişebilmek ya da ona yakın hızlara erişebilmek mümkün olursa ne olacak ?

Öyle ki ışık hızında zaman yarı yarıya daha yavaş ilerler.Yani size göre geçen 8 saat ışık hızınla giden bir cisim için 4 saattir.

Öleyse ışık hızınla giden bir cisim geleceğe msj yollayabilir mi?öyleki eğer ışık hızına yakın hızla giden birine bir mesaj yolladığınızda size göre geçen zamanın yarısı kadar süreyi yaşayan biri siz ona mesajı attığınızda o zaten o mesajı saatler öncesinde almış olacak ve belkide siz mesajı yollamadan size o mesajın cevabını yazabilecek...

Tabi ki bu bir varsayımdır.Ancak ışık hızına yaklaşabildiğinde bu gerçekleşebilir ki ses hızını bile zor geçiyoruz şu anda.

Özetle bu kuram NEWTONUN ZAMAN HER YERDE AYNIDIR TEORİMİNİ ÇÜRÜTMÜŞTÜR.Ve de dünyada bilim adına yepyeni bir sayfa açmıştır.





"Einstein’ın görelilik çalışmaları göz alıcı bir matematiksel kılıftan ibarettir. Bu kılıf, insanları büyüler, etkiler ve bir yandan da altında yatan hataları gizler. Einstein’ın Teorisi, cahil insanların onu bir kral gibi görmesi için mor renkte giysiler giyen bir dilenci gibidir. Teorinin yandaşları, bilim insanı olmaktan ziyade metafizikçilerden ibarettir."

Nikola Tesla (The New York Times, 11 Temmuz 1935)






Görseldeki söz aslında daha uzun bir "saldırı"nın bir kısmıdır. O "mor renk" ile ilgili söyledikleri, gerçekten son derece acımasızdır. Batılı kültürde mor renk, İncil'de de geçtiği gibi eski zamanlarda zor elde edildiği için "saltanat"a işaret etmektedir. Bizim kültürümüzde bu, "kadife kumaş" demek gibi... Tesla, Einstein'ı ve teorisini "cehalet" ile suçlamakla kalmıyor, bu teorinin amacının insanların kafasını karıştırarak hatalarını gizlemek olduğunu da açıkça iddia ediyor.

Tesla, 1934 yılında yazdığı "Tanrısal Dedikodunun Parçaları" başlıklı şiirinde şunları söylemektedir:

"Çok üzgünüm, Sir Isaac, sizin ününüzü kıstılar,

Sizin büyük biliminizi alt üst ettiler,

Şimdi uzun saçlı bir deli, Einstein isimli,

Sizin tüm öğretilerinizi bozuyor.

Diyor ki: madde ve kuvvet dönüştürülebilirdir,

Sizin değişmez yasalarınızı yalanlıyor."



Aynı Tesla, 75. doğumgünü şerefine verilen galada, Einstein'ın "E=mc2" formülüyle ilgili şunları söylüyor:

"Ben bugüne kadar sayısız atomu birbiriyle çarpıştırdım, hiç de dikkate değer bir enerji açığa çıkmadı."

"Sevgili Bay Tesla,

75. doğum gününüz olduğunu ve yüksek-frekanslı akımlar ile ilgili çalışmalarınızı duymaktan memnuniyet duydum. Bunlar, alandaki çalışmalara harika katkılar sağlayacaktır. Yaşamınızdaki tüm çalışmalarda başarılar dilerim.

Albert Einstein"





Nikola Tesla, gezegenimizin en büyük mucitlerinden ve en gizemli kişilerinden biri. Tesla'nın 116 yıl sonra bir gazeteciyle röportaj yaptığı ortaya çıktı.

                                              

Nikola Tesla, gelmiş geçmiş en büyük mucitlerden biri, belki de en büyüğü. Buluşları ile birçok açıdan zamanının, hatta günümüzün de önünde biriydi. Hatta Tesla’nın yüz yıldan fazla bir zaman önce araştırdığı bazı konuları bugün bile doğru düzgün gerçekleştiremedik. Tesla, en çok elektrik hakkında yaptığı araştırmalarla adını duyurdu.

Ancak o, elektroniğin çok çok ötesindeydi. Kablosuz iletişim, türbin motorları, helikopterler, florasan ve neon lambalar, torpidolar ve hatta X-ray ile ilgili buluşları var. Yaklaşık 700 patente sahip Tesla’nın birçok buluşu da Edisson tarafından çalındı. Peki Tesla’nın yıllar önceden kalan, gizli bir röportajının olduğunu biliyor muydunuz? İşte bu röportaj.

Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz?

Tesla: Bu doğru bir soru, tüm sorularına cevap vermeye çalışacağım.

Gazeteci: Bazıları sizin Hırvat olduğunuzu söylüyorlar. Küçük bir köyde doğmuşsunuz, öyle mi?

Tesla: Evet, tümü doğru. Aslen Sırbım. Ancak Hırvatistan benim anavatanım, bundan gurur duyuyorum.

Gazeteci: Fütüristler, 20. yy’ın sizin başınızın üstünde doğduğunu söylüyorlar. Manyetik alanı kutsuyor, indüksiyon motoruna ilahiler söylüyorlar. Sizin buluşunuz olan alternatif akım, bugün fizik ve kimyayı dünyanın yarısına hakim kılabilir. Endüstri sizi en büyük hayırsever ilan etmek üzere. Tesla laboratuvarında ilk defa atomu kırabildiniz. Deprem titreşimlerine sebep olabilen bir cihaz yaptınız. Siyah kozmik ışınları keşfettiniz. Beş elementin sırrını araştıran Empedokles gibi, varlığın sırlarına vakıf oldunuz. Birçok kişi için ilahi bir figür gibisiniz.

Tesla: Evet, bu anlattıklarınızın bazıları en önemli buluşlarımdan birkaçı. Ancak ben yenilmiş bir adamım. Yapabileceğim en büyük şeyleri yapamadım.

Gazeteci: Bunlar nelerdir, bay Tesla?

Tesla: Tüm dünyayı aydınlatmak istedim. Dünya’nın Güneş gibi parlaması için yeterli miktarda enerji mevcut. İstediğimi yapmama izin verselerdi, tıpkı Satürn’ün etrafındaki halka gibi Dünya’nın da ekvator kısmında da ışıktan bir halka olacaktı. İnsanoğlu buna hazır değil. Colorado Springs’de yaptığım çalışmada dünyayı elektriğe batırdım. Ayrıca insanlara pozitif zihinsel enerji sunabiliriz. Bach ve Mozart gibi büyük müzisyenler veya büyük şairler geldi geçti. Dünya’nın iç kısmında barışın, neşenin ve sevginin enerjisi var. Dünya tarafından büyütülmüş bir çiçek aldığımda veya topraktan çıkana yiyeceklerde, orayı bir kişinin vatanı yapan her şey vardır. Yıllarımı, bu enerjinin insanları nasıl etkilediğini araştırmakla geçirdim. Gülün güzelliği ve kokusu ilaç olarak ve güneş ışınları yiyecek olarak kullanılabilir. Yaşam sonsuz sayıda biçime sahiptir ve bilim insanının amacı bunları her maddede bulmaktır. Burada üç esas nokta var. Benim yaptığım sadece araştırmak. Bunları bulamayacağımı biliyorum ancak yine de araştırmaktan vazgeçmeyeceğim.

Gazeteci: Bunlar nelerdir?

Tesla: Birinci mesele yiyecek. Aç bir dünyayı beslemek için ne kadar yıldız veya Dünya enerjisi gerekir? Bir diğeri kötülüğün ve acının gücünü yok etmektir. Bu, uzayın derinliklerinde bir salgın olarak görülür. Üçüncüsü de evrende aşırı ışık var mıdır? Tüm astronomik yasaların ortadan kalktığı ve matematiksel denklemlerin işe yaramadığı, değişime uğramayan bir yıldız keşfettim. Bu yıldız bu galakside. Boyutu bir elma kadar, ağırlığı ise tüm Güneş Sistemi’miz kadar. Biliyorum, yer çekimi kanunları uçmak için aşılması gereken bir şey, ancak ben bireylerin fiziksel olarak uçmasını değil, bilinçleriyle bir yerden bir yere gitmesini araştırıyorum. Havadaki enerjiyi uyandırmaya çalışıyorum. Bu gezegende boş bir alan yok. Boş olarak düşünülen alan sadece maddenin farklı bir tezahürü.

Gazeteci: Her gün evinizin penceresine kuşların geldiği söyleniyor.

Tesla: İnsan kuşlara karşı duygusal olmalı. Onlar gerçeğin habercisidirler.

Gazeteci: Smiljan’daki o günlerden beri uçmayı bırakmadınız.

Tesla: Çocukken çatıdan uçmak istedim ve düştüm. Hesaplamaları yanlış yapmışım. Unutma, gençlik yaşamdaki en önemli kanattır!

Gazeteci: Hiç evlendiniz mi?

Tesla: Hayır.

Gazeteci: Rölativite teorisine saldırdığınız için hayranlarınız şikayet ediyor. Eğer enerji her yerde ise nerede bu göremediklerimiz?

Tesla: İlk önce enerji, sonra madde oluşuyor. Evren ışık olarak bildiğimiz özgün ve ebedi enerjiden doğdu. Madde sonsuz ışık formlarının bir tezahürüdür. Evrenin dört temel yasası var. Birincisi, matematiksel bir ölçünün olması. İkincisi karanlığın içinde yayılıyor olması. Üçüncüsü ışığın bir ışınsal maddeye dönüşmesi. Dördüncüsü başı ve sonu olmaması. Yaratılış sonsuzdur.

Gazeteci: Ancak bu teoriye karşı ders vermiyorsunuz, neden?

Tesla: Unutmayın, sonsuzluğu anlayamamamızın nedeni evrenin kavisli yapıda olması değil, insan zihnidir. Ben ışığın bir parçasıyım. Evren tıpkı bir senfoni gibi, düzenli ve harmonik. Einstein bu sesi duysaydı rölativite teorisini yaratmazdı. O, sadece kaosun habercisi.

Gazeteci: Bay Tesla, bir ses mi duyuyorsunuz?

Tesla: Her zaman duydum. Benim manevi kulağım gökyüzü kadar büyük. Einstein bir kısmı çok iyi olan birçok iş yaptı. Ona garezim yok. Yalnız “eter”in olmadığını düşünmesi büyük bir hata.

Gazeteci: Gençliğinizde sık sık hasta olduğunuz söyleniyor, bu doğru mu?

Tesla: Evet sık sık yaşam gücümün düştüğü doğru. Bazen insanın acı çekmesi gerekebilir. Küçükken koleraya yakalanmıştım. Babam teknoloji üzerinde çalışmalar yapmama izin verince geçti. Bir kişinin zihin gücünü asla küçümsemeyin.

Gazeteci: Bay Tesla, bu bir oyun mu? Bana zihin gücünden bahsediyorsunuz...

Tesla: Evet bir oyun, ben oynadım ve elektrikle çözdüm. Unutma, Nikola Tesla yıldırım hakkındaki gerçekleri keşfeden ilk kişi.

Gazeteci: Kuşkusuz okuyucularımız mizahı seviyor, yalnız bilim ile bazı kişisel görüşlerinizi karıştırıyor gibisiniz.

Tesla: Bay Smith, insanlar fazla ciddiler. Bir Çin atasözü der ki, “Fazla ciddiyet yaşamı kısaltır”.

Gazeteci: Felsefenizi duyduklarında buna bayılacaklar.

Tesla: Hayat bir ritimdir. Her şey birbiri ile derin ve mükemmel bir ilişki içindedir. İnsan, güneş, yıldızlar… Bilgi içinde yaşadığımız evrenin bize sunduğu bir şeydir.

Gazeteci: Bir Budist rahibin veya Taoist birinin sözleri gibi söylediğiniz şeyler.

Tesla: Evet! Bu gibi öğretilerin içinde evrenin bazı sırları gizli. Hakikat daima insanoğlunu büyülemiştir.

Gazeteci: Peki sizin için elektrik neyi ifade ediyor?

Tesla: Her şey elektriktir. İlk önce ışık, evreni temsil eden sonsuz biçim! Siyah ise ışığın gerçek yüzü. Tabi ki biz bunu göremiyoruz.

Gazeteci: Bay Tesla, elektriği fazla abartmıyormusunuz?

Tesla: Ben elektriğim, isterseniz elektriğin insan kılığına bürünmüş şekliyim diyebilirim. Siz de öylesiniz, henüz fark etmemişsiniz.

Gazeteci: Peki bir milyon volt eletriği geçirebilir misiniz?

Tesla: İnsan bedeni büyük miktarda enerjiden meydana gelmiştir. Beynimiz baştan sona elektrikle çalışıyor. Günün birinde bunun gerçekleştiğini göreceğiz.

Gazeteci: Otel yönetimi yaşadığınız bu otel odasında hava şimşekliyken sürekli biriyle konuştuğunuzu söylüyorlar doğru mu?

Tesla: Evet, şimşekler ve yıldırımlarla konuşuyorum.

Gazeteci: Nasıl yani?

Tesla: Çoğunlukla ana dilimde konuşurum.

Gazeteci: Okuyucularımız bu sözlerinizi duyunca çok şaşıracaklar.

Tesla: Şimşek ve yıldırımlar doğanın en güçlü ve parlak güçleri. O kadar şiirseller ki.

Gazeteci: Peki madde nedir?

Tesla: Bak, nasıl da gözlerin parladı. Benim bilmek istediğim şey yıldızlar söndüklerinde ne olduğu. Bir yıldız söndükten sonra oluşan şey ne. İşte o zaman maddeyi ve evrenin sırlarını anlamaya başlayabileğiz.

Gazeteci: Peki ya sonra ne olacak.

Tesla: Tanrı bize gülecek ve bizi tutuklatacak (Tesla bunları söylerken gülüyor..).

Gazeteci: Bu anlattıklarınız yazılarınızda “kozmik acı” diye sıklıkla bahsettiğinizin tam tersi değil mi?

Tesla: Hayır, çünkü biz hala Dünya’da yaşıyoruz. Birçok insanın farkında olmadığı bir hastalığı var. Bu nedenle birçok başka hastalık, acı, kötülük, sefalet ve savaşlar var. Bu hastalık tamamen tedavi edilebilir gibi değil, ancak farkında olmak yaşadığımız kötülükleri kontrol altına alabilmemizi sağlar. Yakın hissettiğim insanların acılarını bazen bedenimde hissediyorum. Bunun temel nedeni vücutlarımızın benzer maddeden yapılmış olması ve ruhlarımızın birbiri ile ilişkili olması. Bir yıldızın yok olmasının görüntüsü, bizi hayal edebileceğimizden daha çok etkiliyor. Dünyadaki yaratıklar arasındaki ilişkiler farkında olduğumuzdan bile fazla. Daha iyi bir gelecek için öğrenmemiz gereken çok şey var.





Hiç yorum yok